|
|
Yolda bastonuyla güç bela yürüyen 70'lik amcayı görüp de, "Acaba biz de yaşlanınca böyle mi olacağız?" diye soran şahsiyet, üniversiteyi bitirdiğimden beri 74 yaşında duraklayan anneannem olur... Arz ederim.
Geçen akşam başı çok ağrıdığı için polikliniğe gitmek üzere evden çıkan, ancak polikliniğin yanındaki otobüs yazıhanesine girip doktor soran ve aldığı "Doktorumuz yok beyefendi." cevabı karşısında yazıhanede çalışan delikanlıya "Hizmetleriniz çok kötü, burası ne biçim yer?" diye çıkışan kişi benim kocamdır. Üstelik kapıları da gıcırdıyormuş. Başı çok ağrıyordu ama...
Eski sevgilime "Barışalım, senin tenini özledim." diye mesaj atacakken onu yeni sevgilime atıp, özür mesajı niteliğinde "Aramız biraz soğuk ya aşkım, düzeltelim her şeyi." yazıp bunu da eski sevgilime atmış olamam değil mi? Cumartesi ikisi de beni dışarı çıkarma niyetinde. Hadi hayırlısı
Gece mesailerine kaldığımda, 100 metre uzaktaki umumi tuvalete gitmeye üşendiğimden, işyerinin yanındaki Fenerbahçe renkleri ile boyalı çeşmenin tenhada kalan duvarına işeyerek boyanın dökülmesine sebep olan fanatik Galatasaraylı benim, arz ederim.
Sevgili adayı olduğum bir kıza "Bir erkekte seni çeken şeyler nedir?" demiştim, "Bilmem, yarık kaş veya yüzde karizmatik duran bir kaş hoşuma gider bazen." demişti. İtirafı soracaksınız tabii, ama gerek var mı? Ertesi gün suratımı kapıya çarpıp(!) kaşımı gözümü yardığımı söylemenin gereği var mı? Kendi kendine ağzını burnunu dağıtan bir psikopat olarak da tarihe geçmeyi arz ederim
Haftasonu arkadaşımı köpeğini gezdirirken gördüm. Köpeğin yanına gidip biraz sevdikten sonra, köpeğin zayıflamış olduğu dikkatimi çekti. "Sen zayıfladın mı?" diye sormamla hayvan yüzümü yalayıp, kuyruğunu sallamaya başladı. Evet aynen tahmin ettiğiniz gibi, köpek dişiydi. Demek ki neymiş? Köpek ya da insan fark etmiyor, dişi her şekilde dişi...
|